Klasik Plasebo Nedir?
Plasebo, içinde etken madde bulunmayan — şeker hapı, tuzlu su enjeksiyonu, sahte ameliyat — herhangi bir müdahaledir. Hastalara "Bu ilaç size iyi gelecek" denildiğinde, önemli bir kısmı gerçekten iyileşir. Beyin, beklentiyle birlikte endorfin, dopamin ve kortizol salgılar. Bunlar gerçek, ölçülebilir biyolojik değişikliklerdir.
Buna kadar şaşırtıcı değil. Ama asıl tuhaf olan şu:
Bilsen de Çalışıyor
Harvard Tıp Fakültesi'nden Ted Kaptchuk'un 2010 yılında yürüttüğü çalışmada, irritabl bağırsak sendromu olan hastalara açık etiketli plasebo verildi. Yani hastalara şu söylendi: "Bu hapın içinde hiçbir etken madde yok. Şeker hapı. Ama deneyin."
"Hastalara plasebo olduğunu söylememiz, etkisini ortadan kaldırmadı. Aksine, kontrol grubuna kıyasla belirgin biçimde daha fazla iyileşme gördük."
Sonuç: Gerçek ilaç almayan ama plasebo aldığını bilen grup, hiçbir şey almayan gruba kıyasla çok daha fazla semptom iyileşmesi yaşadı. Beyin, ritüelin kendisine — hapı yutma eylemine, doktorla kurulan ilişkiye, iyileşme beklentisine — tepki veriyordu.
Bu Bize Ne Söylüyor?
Plasebo etkisi "kafanda" demek, "gerçek değil" demek değildir. Beynin beklenti ve anlam üretme kapasitesi, bedeni fizyolojik düzeyde etkiliyor. Ağrı algısı değişiyor, bağışıklık sistemi tepkileri farklılaşıyor, hatta Parkinson hastalarında motor kontrol bile geçici olarak iyileşiyor.
Bilim insanları şu soruyu soruyor: İyileşmenin ne kadarı molekül, ne kadarı anlam? Cevap henüz tam değil — ama plasebo araştırmaları, ikincisinin payının sandığımızdan çok daha büyük olduğunu gösteriyor.
Kaynaklar