Sayılar
16 Ağustos 2009, Berlin Dünya Atletizm Şampiyonası. Usain Bolt start bloklarından çıktı ve 9.58 saniyede 100 metreyi geçti. Bu rakam hâlâ kırılamamış dünya rekoru.
O koşuyu biyomekanik açıdan inceleyen araştırmacılar şunu buldu: Bolt 41 adım attı. Yarışı ikinci bitiren Tyson Gay ise 45 adım. Üçüncü Asafa Powell 45.7 adım. Yani Bolt rakiplerine göre daha az adım attı — ama çok daha hızlı koştu.
Bu nasıl mümkün?
Boy ve Adım Uzunluğu
Bolt 1.95 metre boyuyla 100 metre sprinterleri arasında olağandışı uzun. Sprint koşucuları genellikle 1.75-1.80 metre civarında olur — çünkü uzun bacaklar başlangıç ivmesini olumsuz etkileyebilir. Bolt başlangıçta gerçekten yavaş çıkar. İlk 30 metrede çoğu rakibi önündedir. Ama sonra olanlar farklıdır.
Bolt'un her adımı ortalama 2.44 metre. Rakiplerinin adımı 2.10-2.20 metre civarında. Bu fark küçük görünüyor ama 41 adımla çarpıldığında 100 metreyi kapatıyor ve geriye enerji kalıyor. Uzun adım + güçlü bacak kası = daha az adımda daha fazla mesafe.
Başlangıç Dezavantajı
Bolt'un boyunun bir dezavantajı var: start bloklarından çıkarken uzun bacakları pozisyon dezavantajı yaratıyor. Bu yüzden ilk 10-20 metrede çoğu rakibi önde görünür. Ama yaklaşık 60. metrede Bolt hız zirvesine ulaştığında tablo tamamen değişiyor.
2009 Berlin koşusunda Bolt'un anlık hız zirvesi saatte 44.72 km/s ölçüldü. Bu insanlığın ulaştığı en yüksek koşu hızı olarak kayıtlara geçti.
"Rekorları kırmak için doğdum değil miyim? Bu benim kaderim."
O tarihi koşuda Bolt bitiş çizgisine yaklaşırken kutlama hareketleri yapmaya başladı — göğsüne vurmak, kollarını açmak. Biyomekanikçiler bu hareketin Bolt'a en az 0.1 saniye kaybettirdiğini hesapladı. Tam hızla bitirseydi rekor 9.48'e kadar düşebilirdi. Bu hâlâ teorik olarak tartışılıyor.
Neden Hâlâ Kırılamadı?
2009'dan bu yana 15 yılı aşkın süre geçti. Dünya rekoruna yaklaşan birkaç koşucu çıktı ama kimse geçemedi. Bunun birkaç açıklaması var: Bolt'un boy ve kas kombinasyonu nadir. Başlangıç dezavantajını orta ve son bölümde bu denli telafi edebilmek hâlâ eşsiz. Ve belki de insan fiziğinin bu alanda ulaşabileceği sınıra yaklaşılmış durumda.
9.58 sadece bir sayı değil. İnsan kasının, biyomekaniğin ve zihinsel odaklanmanın bir anlık mükemmel uyumunun kanıtı.
Kaynaklar