"Deliğin Adamı"
Brezilya'nın Rondônia eyaletinde, 1990'ların ortalarında, antropologlar küçük bir bölgenin derinliklerinde yalnız yaşayan bir adam olduğunu keşfetti. Adı bilinmiyordu. Hangi kabileden geldiği bilinmiyordu. Konuştuğu dili kimse anlayamıyordu. Ormana dalan araştırmacılar, ağaçların arasında kazılmış derin çukurlar buluyordu — insan boyunda, net amaçla kazılmış.
Bu çukurlar ona "Homem do Buraco" (Deliğin Adamı) adını kazandırdı. Araştırmacılar çukurları tuzak mı, sığınak mı olarak kullandığını hiç çözemedi. Belki her ikisi. Kesin olan şey: adam izlenmek istemiyordu. Görülmek istemiyordu. Tek istediği: yalnız kalmak.
Ne Oldu Kabilesine?
Rondônia 1970-80'lerde büyük çiftlik sahiplerinin yerli topraklarına saldırdığı dönem yaşadı. Birçok kabile — isimleri, dilleri, tarihleri asla kaydedilmemiş olanlar — ortadan kayboldu. Bazı kayıtlara göre bu adamın kabilesi de 1995 civarında bir çiftlik sahibinin tutmuş olduğu tetikçiler tarafından katledildi. Kimse kaçamadı. Sadece o kurtuldu.
Antropolog Marcelo dos Santos — onu onlarca yıl uzaktan izleyen adam — şöyle söyledi: "Geride bıraktıkları eşyalar, barakaları, yaşam izleri bize kabilesinin varlığını gösteriyordu. Ama asla onlara yeterince yaklaşamadık. Ve yaklaşamadan onları kaybettik." Kabilenin adı bilinmiyor. Dili bilinmiyor. Hiçbir şey bilinmiyor.
"Bir insan yaşarken tüm bir kültürü taşıyordu. Ve o ölünce o kültür de onunla öldü. Bu insanlık tarihinde kaç kez tekrar etti, kim bilir?"
Brezilya Devletinin Kararı
Brezilya'nın yerli işleri ajansı FUNAI, bu adamla temas kurmamayı seçti. Politikalarına göre izole kabilelerle zorla temas, onları yok eder — çünkü sahip olmadıkları bağışıklığa sahip hastalıklar (grip, kızamık) bile onlar için ölümcüldür. FUNAI bu adam için özel bir koruma bölgesi ilan etti: 8.070 hektarlık bir alan, insan girişine yasaklandı.
Ajans onu yıllarca uzaktan izledi. Zaman zaman küçük hediyeler bıraktı — metal aletler, tohumlar, balık oltaları. Bazen aldı, bazen almadı. Hiçbir zaman iletişim kurmaya çalışmadı. Yalnızlığını koruma kararını saygıyla kabul ettiler.
Bir Adamın Günlük Hayatı
İzleyen kameralar zaman zaman görüntüler kaydetti. Adam ormanda avlanıyor, balık tutuyor, bir bahçe işliyordu. Mısır, manyok ve muz yetiştiriyordu. Kendi barakalarını inşa ediyor, sonra bırakıp başka bir yere taşınıyordu. Bir kadını, bir çocuğu yoktu. Konuşabileceği kimsesi yoktu. Onun dilinde "merhaba" demenin nasıl söylendiğini bile kimse bilmiyor.
26 yıl bu şekilde yaşadı. Tek başına. Kendi bildiği dilde şarkılar söylüyor muydu? Avını ararken kendi kendine konuşuyor muydu? Bu soruların cevabı yok.
Yönetmen Vincent Carelli 2018'de kısa bir belgesel olan "Corumbiara" ve 2022'de "The Last Forest" filmleriyle bu hikayeyi dünyaya duyurdu. Filmde adamın sadece birkaç saniyelik görüntüsü var — ormana doğru kaçarken arkası dönük, ağaç gövdesine vuran baltasını kullanırken kısa bir an. Hiç yüz görüntüsü yok. Ve bu onun saygı gören seçimiydi.
Son
23 Ağustos 2022'de FUNAI görevlileri onun barakasında ölü olarak bulundu. Yaklaşık 60 yaşında olduğu tahmin ediliyor. Doğal nedenlerle öldüğü belirtildi. Vücudu barakasına uzanmış, yüzü palmiye yaprakları ile örtülmüştü — kendi seçtiği bir cenaze ritüeli olarak. Onun kabilesinde ölüleri nasıl gömüyorlardı, bilinmiyor. Ama son jestinde bir ritüel vardı. Ve o ritüel kendine ait.
Ölümüyle birlikte bir dil, birden fazla bin yıl boyunca gelişmiş bir kültür, isimleri bilinmeyen insanların anıları yok oldu. Amazon ormanında her saat yaklaşık 70 futbol sahası büyüklüğünde alan yok ediliyor. Her yok edişle, belki de bu adamınki gibi başka hayatlar, başka diller de kaybolmaya devam ediyor.
Kaynaklar